TOMA yerli olsun…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz yıl ilk fitilini
ateşlediği, babayiğit ve yerli otomobil tartışmaları ekonominin en önemli
tartışma maddelerinden bir tanesi olmuştu. Benim bu konuda önemli eleştirilerim
olmuş ve yerli otomobilin piyasa şartları oluşursa zaten girişimciler
tarafından yapılacağı, yoksa hükümet tek taraflı talebinin yetersiz kalacağını
vurgulamıştım.
Bu tezime, aralarında İshak Alaton gibi duayen sanayicilerin
de bulunduğu kitleden destek mesajları gelmişti.
İşin ekonomik yanı bir yana yerli malı bir otomobili ilk
önce halkın kabul etmesi gerektiğini de vurgulamıştım.
Tüm bunlar olurken, Türk Halkı, yüzde 80’i yerli ile araç
ile yakından tanıştı.
TOMA-Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı…
Meslekten büyüğüm Hakan Özenen’in sosyal medya da paylaştığı
gibi Türkiye’nin en bilindik yerli otomobil ürünü oluverdi. Yine, Özenen’in
yazdığı gibi oldukça da inovatif ekipmanlar bulunuyormuş içinde. Ama maalesef
yerlilik oranında sınıfta kalınmış.
Ben de gündemi takip eden ve TOMA’nın yeteneklerini yakından
tanımış bir insan olarak, gazetecilik görevimi yerine getirip, tanımayanlara,
bilmeyenlere, tanışıp memnun kalmayanlara TOMA’yı anlatmak istedim.
Öncelikle, ekonomi yönetiminin TOMA üretimine de el atması
lazım.
Zira, TOMA’nın yerlilik oranının tam olarak Ankara’nın otomotiv
sektöründen beklediği düzeyde değil.
Emniyet’in halkla en yakın olan yüzü sayılabilecek bu
araçların, tamamen yerli olmaması beni biraz üzdü. Kendi TOMA’mızı bile
yapamıyorsak, binek otomobil biraz zor olmaz mı?
Neyse yorumu bırakıp, gerçeklere dönelim.
İlk olarak, TOMA’yı üretenin İzmir Çiğili Organize Sanayi’de
kurulu Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi olduğunu belirtelim.
Alanında bir dünya markası olan Katmerciler, Emniyet Genel
Müdürlüğü’nün açtığı 9 milyon 960 bin liralık ihaleyi kazanarak, TOMA
üretiminde tek yetkili olmuş durumda.
Katmerciler’in ürettiği TOMA’larda ise yine Türkiye’nin en
önemli sanayi yatırımlarından bir tanesi olan Mercedes Benz Türk’ün Aksaray
Fabrikası’nda üretilen ATEGO kamyon kullanılıyor.
Bu durum aracın yerliliğini artıran bir unsur olarak dikkat
çekiyor.
Ama geri kalan teknik ekipmanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
TOMA’da silah bulunmuyor.
Ama silah etkisi yapan bir su pompası var.
Bu pompa 10 bar basınçla, dakikada 2 bin 400 litre su atma
kapasitesine sahip.
Ancak maalesef, pompa W.Ruberg AB isimli bir İsveç
şirketinden ithal.
Çok kısa zamanda yan sanayimizden bu pompayı da üretmelerini
ve TOMA’daki yerlilik oranını artırmalarını bekliyoruz.
TOMA’nın su tankı tam 6 bin litre.
Bununla birlikte 80 litrelik köpük ve 60 litrelik de boya
tankı var.
Araçta Deutz 914 serisi motor kullanılmış ki bu motor da
maalesef yerli değil.
TOMA Türkiye’de tek bir ekipman seviyesi ile satılıyor.
TOMA kullanıcıları en lüks binek araçlarda bile bulunmayan
şu donanıma sahip olabiliyor:
- Ön Cam Koruma
- Buldozer
- Araç Altı Nozul Sistemi (gaz atabilmeye olanak tanıyan sistem)
- Araç Üstü Nozul Sistemi-Alttan ve çevik kuvvetin bireysel olarak attığı gazın yetersiz kaldığı durumlarda kullanılıyor herhalde-
- Araç Komple Çevre Gaz Sisleme
- Hedefi vurmayı kolaylaştıran Su Topu Monitörü
- Kurşun Geçirmez Kabin Koruma
- Arka Kamera Sistemi
- Siren-Anons Cihazı
- Kamera Kaydı
- Runflat-Patlamayan lastik
- Kabin İçinden Kumanda Sistemi
- Dijital Ekran
- Joystickli Monitör Kumandası.
Kullanılan boya, köpük ve gazın da büyük oranda ithal
olduğunu belirtmeliyim.
Ama sevindirici bir gelişme de yok değil.
Zira, edindiğim bilgi ve izlenimlere göre TOMA’larımızda
yüzde 100 yerli, Türk malı su kullanılıyor.