4 Haziran 2013 Salı

TOMA yerli olsun…

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz yıl ilk fitilini ateşlediği, babayiğit ve yerli otomobil tartışmaları ekonominin en önemli tartışma maddelerinden bir tanesi olmuştu. Benim bu konuda önemli eleştirilerim olmuş ve yerli otomobilin piyasa şartları oluşursa zaten girişimciler tarafından yapılacağı, yoksa hükümet tek taraflı talebinin yetersiz kalacağını vurgulamıştım.
Bu tezime, aralarında İshak Alaton gibi duayen sanayicilerin de bulunduğu kitleden destek mesajları gelmişti.
İşin ekonomik yanı bir yana yerli malı bir otomobili ilk önce halkın kabul etmesi gerektiğini de vurgulamıştım.
Tüm bunlar olurken, Türk Halkı, yüzde 80’i yerli ile araç ile yakından tanıştı.
TOMA-Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı…
Meslekten büyüğüm Hakan Özenen’in sosyal medya da paylaştığı gibi Türkiye’nin en bilindik yerli otomobil ürünü oluverdi. Yine, Özenen’in yazdığı gibi oldukça da inovatif ekipmanlar bulunuyormuş içinde. Ama maalesef yerlilik oranında sınıfta kalınmış.
Ben de gündemi takip eden ve TOMA’nın yeteneklerini yakından tanımış bir insan olarak, gazetecilik görevimi yerine getirip, tanımayanlara, bilmeyenlere, tanışıp memnun kalmayanlara TOMA’yı anlatmak istedim.
Öncelikle, ekonomi yönetiminin TOMA üretimine de el atması lazım.
Zira, TOMA’nın yerlilik oranının tam olarak Ankara’nın otomotiv sektöründen beklediği düzeyde değil.
Emniyet’in halkla en yakın olan yüzü sayılabilecek bu araçların, tamamen yerli olmaması beni biraz üzdü. Kendi TOMA’mızı bile yapamıyorsak, binek otomobil biraz zor olmaz mı?
Neyse yorumu bırakıp, gerçeklere dönelim.
İlk olarak, TOMA’yı üretenin İzmir Çiğili Organize Sanayi’de kurulu Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi olduğunu belirtelim.
Alanında bir dünya markası olan Katmerciler, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün açtığı 9 milyon 960 bin liralık ihaleyi kazanarak, TOMA üretiminde tek yetkili olmuş durumda.
Katmerciler’in ürettiği TOMA’larda ise yine Türkiye’nin en önemli sanayi yatırımlarından bir tanesi olan Mercedes Benz Türk’ün Aksaray Fabrikası’nda üretilen ATEGO kamyon kullanılıyor.
Bu durum aracın yerliliğini artıran bir unsur olarak dikkat çekiyor. 
Ama geri kalan teknik ekipmanlar için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
TOMA’da silah bulunmuyor.
Ama silah etkisi yapan bir su pompası var.
Bu pompa 10 bar basınçla, dakikada 2 bin 400 litre su atma kapasitesine sahip.
Ancak maalesef, pompa W.Ruberg AB isimli bir İsveç şirketinden ithal. 
Çok kısa zamanda yan sanayimizden bu pompayı da üretmelerini ve TOMA’daki yerlilik oranını artırmalarını bekliyoruz.
TOMA’nın su tankı tam 6 bin litre.
Bununla birlikte 80 litrelik köpük ve 60 litrelik de boya tankı var.
Araçta Deutz 914 serisi motor kullanılmış ki bu motor da maalesef yerli değil.
TOMA Türkiye’de tek bir ekipman seviyesi ile satılıyor.  
TOMA kullanıcıları en lüks binek araçlarda bile bulunmayan şu donanıma sahip olabiliyor: 
  • Ön Cam Koruma
  • Buldozer
  • Araç Altı Nozul Sistemi (gaz atabilmeye olanak tanıyan sistem)
  • Araç Üstü Nozul Sistemi-Alttan ve çevik kuvvetin bireysel olarak attığı gazın yetersiz kaldığı durumlarda kullanılıyor herhalde-
  • Araç Komple Çevre Gaz Sisleme
  • Hedefi vurmayı kolaylaştıran Su Topu Monitörü
  • Kurşun Geçirmez Kabin Koruma
  • Arka Kamera Sistemi
  • Siren-Anons Cihazı
  • Kamera Kaydı
  • Runflat-Patlamayan lastik
  • Kabin İçinden Kumanda Sistemi
  • Dijital Ekran
  • Joystickli Monitör Kumandası.

Kullanılan boya, köpük ve gazın da büyük oranda ithal olduğunu belirtmeliyim.
Ama sevindirici bir gelişme de yok değil.

Zira, edindiğim bilgi ve izlenimlere göre TOMA’larımızda yüzde 100 yerli, Türk malı su kullanılıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder